Prof. Dr. Nuray AkyolGÖZ HASTALIKLARI

Glokom Tedavisi

Glokom tedavi edilebilir mi?

Glokomun yaygın görülen tiplerinin Alzheimer ya da Parkinson hastalığı gibi kronik dejeneratif bir hastalık olması, gerçek anlamda tedavi edilerek ortadan kaldırılmasını imkansız kılar. Glokom takibinin amacı hastaya uygun tedavi yöntemiyle hastalığın ilerlemesini engellemek, bu yapılamıyorsa seyrini yavaşlatmaktır. Glokom hastalığının tanısı seyrini tamamlamadan önce konur ve tedaviye başlanırsa hastalığın ilerlemesi durdurulmuş ya da yavaşlatılmış, böylece görme fonksiyonlarındaki kötüleşme engellenmiş olur.  Ancak kaybedilmiş olan görme fonksiyonu hiçbir zaman geriye dönmez. Glokom hastalarında aslında yaptığımız şey risk faktörlerini ortadan kaldırmaktır.

Glokom tedavisinde göz tansiyonunu düşürmek neden önemlidir?

Glokomun 3 önemli risk faktörünün ileri yaş, ırk ve yüksek göz içi basıncı olduğu düşünülürse basıncı düşürmenin önemi daha iyi anlaşılır. Farklı glokom gruplarında basıncın önemini değerlendiren çok sayıda çalışma yapılmıştır. Glokom şüphesi olarak izlenen bir hastada maximal gün içi basıncın 21 mm Hg yi aşmaması yeterlidir. Ancak görme fonksiyonunda bozulma ve optik disk hasarı varsa konu daha önem kazanır. Erken glokomlularda güvenli sınırın 17 mm Hg olduğu kabul edilir.  İlerlemiş olgularda ise prensip "ne kadar düşük, o kadar iyi" olarak özetlenebilir. Her 1 mm Hg lik düşüş görme alanı kaybını 1 desibel azaltır.

Glokomda hedef basınç nedir?

Glokom tanısı konmuş bir hastada göz tansiyonunun bir noktaya ya da aralığa kadar düşmesini ve orada kalmasını isteriz. Bu noktaya hedef basınç denir. Göz içi basıncını düşürmenin çoğu kez ağır maliyetleri vardır; hastaya ömür boyu kullandıracağımız damla sayısının günde 1 ya da 3 olması arasında hem yan etkiler, hem de tedaviye uyum anlamında büyük fark olduğunu kestirmek zor değildir. Dolayısıyla minimal doz ile yeteri kadar basınç azalması sağlamak temel amacımızdır. İşte hedef basınç kavramı bize bu kontrolü sağlar. Hedef basınç,  başlangıç basıncından hareketle erken glokomlar için %20, oturmuş glokomlar için %30, ileri evredeki glokomlar için %40 dan az olmamalıdır. Çok kabaca örneklemek gerekirse ileri glokomu olan ve tedaviden önceki basıncı 35 mm Hg olan bir hastada hedef basınç 21 mm Hg den (35-0.4x35) fazla olmamalıdır. Hedef basınç noktasında kalınmasına rağmen hastalık ilerliyorsa hedef basınç revize edilir. Ama bunu yapmadan önce hastanın uyumundan emin olunmalıdır.

Glokom tedavi yöntemleri nelerdir?

Göz damlaları, lazer uygulaması ve cerrahi glokomun belli başlı tedavi yöntemlerini oluşturur. Bir glokom hastası 1 ya da 2 damla ile kontrol edilemiyorsa genellikle cerrahi önerilir. Göz damlaları günde 1-3 kez kullanılırlar ve düzenli kullanım hastalığın kontrolünde son derece önemlidir.  Özellikle aktif yaşlarındaki hastalarda göz damlalarına başlanmadan önce lazer uygulaması önermek, biz glokom uzmanlarının sık başvurduğu bir yoldur. Lazer uygulamasını, yalnız ilaç kullanmaktan kaçınmak için değil, kullanılan damla sayısını azaltmak için de öneririz. Lazer ve ilaç uygulaması göz içi basıncını güvenli seviyelere düşüremediyse cerrahi kaçınılmazdır. Ancak etkili ilaçlar ve lazerler sayesinde glokom cerrahisi uygulamaları sayısı her geçen yıl azalmaktadır. ABD istatistiklerine göre, 2014 yılında yapılan glokom ameliyatlarının sayısı 1995 yılına göre 20 kat, 2005'dekine göre 11 kat azalmış durumdadır.

Ancak bu üç tedavi yönteminin hangisi seçilmiş olursa olsun, hasta sürekli kontrol altında tutulmalıdır. İlaçlar zaman içerisinde yetersiz kalabilir ya da daha nadiren hastanın ilaç ihtiyacı yaş ilerledikçe azalabilir. Lazer uygulamalarının çoğunun etkisi geçicidir; 4-6 yıl sonra tekrarı gerekir. Cerrahi tedavi diğer ikisine göre genellikle daha uzun süreli sonuçlar sağlasa da, ameliyatla oluşturulan şantın kapanmasıyla tablo tümüyle kontrol dışına çıkabilir. Glokom Tedavisi Ankara için randevu talep edebilirsiniz.

Glokom ilaçlarının yan etkisi var mıdır?

Glokom ilaçlarının bazılarının sadece gözde, bazılarının solunum-dolaşım sisteminde yan etkileri vardır. Glokom ilaçları bazı durumlarda kullanılamazlar. Örneğin solunun sisteminde problem olan(astım, bronşit vb) bir hastada bazı ilaçlar kullanılamaz. Yine bir grup ilaç renkli gözlü hastalarda, pek çok glokom ilacı hamile ve emzirenlerde kullanılamaz. Tüm ilaçlarda olduğu gibi bu grup ilaçlarda da alerji bir ya da birden fazla ilacın kullanımını imkansız kılabilir. Bir başka önemli konu da bir ilacı her hastada aynı etkiye sahip olmamasıdır. Tedavi esnasında bu durumla karşılaşıldığında o molekül o hastada etkisiz kabul edilir ve sonraki tedavi sürecinde yer verilmez.

Glokom tedavisinde hasta uyumu

Hastanın ilaçlarını kullanmaması ya da öngörülen şemanın dışına çıkması bilinen tedaviler içinde en çok glokomda olur. Hasta grubunun ileri yaşta olmasıyla unutkanlığa bağlı uyum sorunları, tedavinin uzun süreli oluşu(genellikle ömür boyu) ve yarattığı bıkkınlık, tedavi dozlarının unutulması ile hastada herhangi bir yakınma ortaya çıkmaması hasta uyumsuzluğunun en önemli nedenleridir. El titremesi hastanın damlayı gözüne isabet ettirmesini zorlaştırır. İlaç yan etkisi olarak ortaya çıkan ve günlük hayatı zorlaştıran konforsuzluk da doz atlamalarının ciddi bir nedenidir. Ortalama bir glokom hastasının dozlarının %20-25 ini atladığını gösteren çalışmalar vardır. Bir başka çalışma her 3 glokom hastasından birinin uyum sorunu yaşadığını göstermektedir(yanlış ilaç-yanlış doz-yanlış zaman ).

Prof. Dr. Nuray AkyolProf. Dr. Nuray Akyol
BLOG
Prof. Dr. Nuray AkyolProf. Dr. Nuray AkyolGöz Hastalıkları
Telefon: 0312 466 7543
Prof. Dr. Nuray AkyolProf. Dr. Nuray AkyolGöz Hastalıkları
Telefon: 0312 466 7543
İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için Çerez Politikası ve site kullanım kuralları sayfasını inceleyebilirsiniz. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.